Eğer evinizi dekore etmek istiyorsanız, işiniz sandığınızdan daha zor olabilir. Her şeyden önce, önünüzde pek çok seçenek olması insanları kararsızlığa sürükleyebiliyor. Burada dikkat edilmesi gerken temel nokta, nasıl bir evde yaşamak istediğiniz ve bu yaşamak istediğiniz evin sizin ihtiyaçlarınızı ne kadar karşılayacağıdır. Bu iki nokta arasında bir denge sağlamalısınız. Aksi halde tam hayalini kurduğunuz bir eve kavuşup, zaman zaman sıkıntı çekmeniz ya da, tüm ihtiyaçlarınızı karşılayan bir evde huzursuz olabilmeniz olasıdır.

Eviniz size keyif vermiyorsa birşeyler yanlış ya da eksik demektir. Önemsiz gibi görünen detaylar, küçük, zahmetsiz dokunuşlar ve sizi siz yapan değerler, evinizi bir mutluluk mabedine çevirebilir. O kapıdan her girişinizde “dünyanın en güzel yeri benim evim!” demeniz gerek, bunu unutmayın.

Klasiklerden en az birine sahip olun
Onlar tasarım terimini yaratanlar… Onlar bugün okullarda okutulan tasarım kurallarını belirleyenler, kitaplarını yazanlar. Onlar kahraman! Charles-Ray Eames, Le Corbusier, Arne Jacobsen, Frank O. Gehry, Frank Wroyd Wright, George Nelson, Verner Panton… Yaşadıkları tarihlerde tasarım dünyasında çığırlar açan, çizgileriyle başkaldıran, yeni patikalar yaratan, protestolarını yaşam biçimlerine taşıyan bu dahilerin orijinal çizgilerini takip edin! Evinize en az birini misafir edin.

Aileden kalma eşyalara, objelere yer verin
İdeal bir evin geçmişi vardır. Modern kent hayatının ritmi, çarpık bir ekonomik sistemle birleşince bir süre sonra insan bırakın baba/dede evinde yaşamayı, dede topraklarını neresi olduğunu dahi bilme/hatırlama ihtiyacı duymuyor. Ancak “memleket neresi kardeşim” sorusuna verilen cevaptan öte bir şeydir memleket. Belki işe bir aile ağacı yaratmakla başlamalısınız. Burada bulacağınız kendi hikayenizdir. Geçmişinizi simgeleyen objeler ve eşyalara sahip olup, onlarla yaşamak, geçmişe saygınızın da bir göstergesi. Unutmayın ki siz de “geçmiş” olduğunuzda sizi de yaşatacak eşyalar onlar olacak.

Modern markalardan birini edinin
Her ne kadar hızlı tüketim çağı, trendleri çok çabuk tüketse de ve firmalar üç ayda bir yeni koleksiyonlarını çıkardıkları halde, vitrine taşır taşımaz ertesi gün kopyaları çıksa bile ve sizin tarzınız her yeni gelen trendle biraz değişse bile, günümüz tasarımcıları, bugünün güçlü markaları birşeyleri doğru yapıyor emin olun! Philippe Starck ve Karim Rashid için iyi reklam yapıyor diyenleriniz, Ross Lovegrove’un organik çizgilerinden sıkılanlarınız olabilir. Ama onlar “Herkesin 5 dakika bile olsa ünlü olduğu” günümüz yaşamına karşı aradan sıyrılarak yıllardır tercih edilir ve başarılı kalmayı başardı. B&B Italy, Molteni, Minotti, Maxalto, Moooi, Moroso, Cappelini… ve daha nicesi… Bu modern markaların tümü ülkemizde de satılıyor. Teknolojik, ergonomik ve en yeni tasarıma evinizde yer açın! Onu koruyun çünkü o, geleceğin klasiği olacak.

Evinizi hatırlatan bir melodi var mı
Önce iyi bir müzik sistemi gerek. Eve geldiğinizde “Play” tuşuna basacak ve dışarıdan gelen korna seslerini, sirenleri, kargaşayı bastıracak güzel notalar dökülecek hoparlörlerden. Belki evin her yerine yayılacak, hatta banyoya bile… Gelen misafirler sizin tarzınızı bilecek, daha zili çalmadan duyacaklar sizi. Çünkü belki siz de avaz avaz o şarkıyı söylüyor olacaksınız saç fırçasını mikrofon yapıp. Hayatın keyfini çıkarıyor diyecekler. Ve siz gittiğiniz her yere o melodileri taşıyacaksınız. Müzik sizden ve eviniz müzikten hiç ayrılmamalı.

Seyahatlerinizden hatıraları sergileyin
Farklı kültürlerin izlerini peşinize takın, onları evinizde yaşatmaya devam edin. Etnik eşyalar, dinsel objeler, şans getiren heykeller ya da o romantik kentin en sevdiğiniz binasının küçük bir maketi. Sizin seçimlerinizle, sizin hikayelerinizle ve anılarınızla daha da önem kazanan bu objeler, evinizi diğerlerinden farklı kılacak. Bu esrarengiz rotalar ilham kaynağınız, enerjiniz, renginiz olacak.

Eviniz, yani yuvanızı dekore ederken, bir iç mimardan ya da bu konuda uzman kişilerden yardım alabilirsiniz. Büyük ölçüde işinizi kolaylaştırabilecek bu kişilerden yardım alırsanız, onların her dediğine hemen evet demeyin. Bu büyük bir hata olur. Çünkü ev sizin eviniz ve önemli olan sizin istek ve ihtiyaçlarınız. İsteklerinizi ve ihtiyaçlarınızı bu tür uzman kişilere net biçimde ifade edin. Onlar size önerilerde bulunacaklardır ve muhtemelen yapacakları önerilerden pek çoğu, sizin o ana kadar aklınıza gelmemiş, ama tam olarak ihtiyacınız olan şeyler olacaktır. Yine de, önemli olan sizin istekleriniz ve ihtiyaçlarınız, unutmayın. İçinize sinmeyen hiç bir öneriye asla evet demeyin.